6.02.2006

gereksiz genel bilgi:)

Bugün okullar açıldı. Büyük bir heyecanla Aktris okula gitti ama haberlerde İstanbul'un halini gördüm, iki gün daha tatil etmişler okulları. Sanırım burayı da ederler yarın birgün... çocuklar bu gidişle temmuza kadar okula gidecekler:)

Kaplumbağayı sabahları bazen yatağa yanıma alıyorum... bir baktım çocuk hazır alışmaya. Son verme kararı aldım. ne kolaymış yanında uyutması. hemen uyuyor bunlar:))) yok yok bir daha izin vermiycem valla

Evde çekirdek saplantımız devam ettiğinden hala evi süpürmüyorum. Dolayısıyla yerler çatır çutur çekirdek kabukları dolu:) yarın genel temizlik var inşallaaaahhhh... sonra bir süre ara veririz herhalde çekirdeğe. Aktris bile çekirdeksiz film seyredemez oldu...

Haftasonu film seyrettik bol bol:

İnşaat filmi çok keyifli bir filmdi... oyuncular çok başarılı zira boşuna en iyi oyuncu ödülünü paylaşmamışlar...

Bebek Firarda çocuklarla seyredilebilecek keyifli bir filmdi. yine çok güldük...

Münih ise dün akşam Koca ile seyredildi ve sanırım bizi çok etkiledi... klasik "aman kim sakatı, yahudiyi ya da otistiği oynasa oscara aday oluyor" tezimizi çürüten olabileceği kadar tarafsız, filmin ilk saniyesinden itibaren böyle diken üstüne oturtan ve terörün tedirginliğini içinizde hissetmenizi sağlayan, dekor- kostüm ve müzikleri ile beni büyüleyen nadir spielberg filmlerinden.. tavsiye ederim (kol ağrım azalsın derinine inerim bunun, şimdi üşendim)

bu arada kullandığımız mamanın anne sütü alan bebeklere kullanmadığımız türünün ise onun da anne sütü almayan bebeklere verildiğini bugün itibariyle öğrendim. mutluyum:)

AŞK neyin kısaltması? (T. Kiremitçi) çerez yerine böyle çıtır çıtır anlık tüketilebilir

Diz boyu papatyalar (Tomris Uyar) nefis Türkçesi ile nokta vuruşlarını başarıyla yapıyor. kısa hikayeler damla damla deliyor

Anne, tut elimi! (Uygar Şirin) ise bıçaklıyor göğsünüzden sizi bir de döndürüyor bıçağı içinizde...
Tavsiye edilir

Dip: bir de bizim üst daire satılsaydı. 10 dairelik apartmanda sibirya soğuklarında beş dairenin boş olması demek bizim minnacık dairemiz için de sibirya soğuklarının bir kış devamı demek... ne diyip 2 numara. taşınacak kışı buldun yani. bari oğlan bir yaşına falan girseydi:)))

5 Yorum:

mrsucar dedi ki...

sardunya yazdiklarinin hepsi ileilgili bir yorumum var vallahi, usenmeden yazacagim cok bilmis insan olarak...

bende elmayi uyutamadigim zaman yanina yatiyroum, minik bebek karyolasina nasil sigdigimsa uzun bir konu ama bizim yataga alismasini kesinlikle istemedigim icin ben ona misafir oluyorum.

cekirkek konusu ise hastalik gibi, istemiyorum yemiycem artik diyorsunama el cit cit gidip gelmeye devam ediyor beyin soz geciremiyor ellerimize valla.

tuna kiremitci'nin bir iki kitabini okudum..o ne be yahu hic sevmedim valla. cok kotu bence radikal gazetesinden bir torpili var yoksa niye sponsor olsun valla cok kotu demistim kendi kendime.

onun disinda tavsiye ettigin kitaplari merak ettim acikcasi. uygar sirin'inkini ozellikle. bakalim gidince turkiyemize ediniriz insallah.
Maeve BINCHY'yi okumani siddetle tavsiye ederim. son bir haftada 2 kitabini yedim diyebilirim. yalniz kadinlar sokagi ve italyanca ask baskadir, oku vakit nasil geciyor anlamyorsun okurken. ben kislik kitap diyorum onlara:)

soguklar konusunda ise usutmedigi surece sogugun, sicaktan cok daha saglikli birsey oldugunu ogrendim ben buradaki rus doktorlardan. burada evler cok sicak oldugu icin ve disarisi -30 derece oldugu icin fazla cikartamasamda sik sik pencereleri acip icerinin fazla sicak olmamasini sagliyorum ben. ayaklar ve sirt sicak tutulsun gerisini fazla takma derim...
bu kadar'cik!:)

sardunya dedi ki...

hey maşallahhh post gibi yorum olmuş bee... öperiz efem:))) ben de ekleyim yoruma yorum katayım dedim: ben de havalandırıyorum evi:)))

yasemin dedi ki...

uygar şirin'i merak edip duruyordum artık alıp okumanın zamanıdır.
tuna kiremitçi fena bayılttı beni o kitabıyla. ben de öyle çerez kitapların peşinde oluyorum, arada derede bi şeyler okudum diye kendimi sevindirmek için ama bu kitap fazla şekerli mi desem, böyle bir kör gözüm parmağına duygusal mı desem..
diz boyu papatyalar'ı lisedeyken okumuştum, geçenlerde sen bahsedince açıp bir öyküsünü tekrar okudum. günlüklerini de çok seviyorum tomris uyar'ın.

ASLI dedi ki...

Münih'i bende izlemek istiyorum,bu adam ne yapsa seyrediliyor.

Üst kat olayı ise can sıkıcı,bu gerçekten çok etkiliyor sıcaklığı,eski evimizden biliyorum :)

zeyno dedi ki...

Biz de ilk taşınanlardan biriydik apartmana.Oğlum henüz yaşına bile girmemişti ve bomboş apartmanı ısıtmak asla mümkün olmadı, donduk yani o kış...