7.06.2006

dereotunun tarif edilmez serinliği (hıı?)


(Bu fotoğraf sırf bana inanılmaz mutluluk veren bir fotoğraf olduğu için, aslında aşağıda yer alan konuların hiçbiriyle uzaktann yakından alakası olmamasına rağmen, serinlik vehuzuru bir anda çağrıştırdığı için konuldu.
Balkonumda dereotu yetiştirmenin bu kadar mutluluk vereceğini bilseydimmmm...
Ohoooo....)

Yer: Bahçesi püfür püfür esen, leziz yemekli, eski bir restorant
Zaman: Öğle sıcağı
Katılımcılar: Nimet, Crescent ve Kuğu Boynu, Sardunya ve Kaplumbağası
Konular: Blog alemi, salatalar, zeytinyağlı enginar, Halep işi Köfte, Kaplumbağa, iş yeri maceraları, dallama, Crescent'in takıları, Nimet'in becerileri, Kuğu Boynunun şahane kolyesi, vs vs vs
Sonuç: En kısa sürede bir daha toparlanılsın ve toplanılsın.
Yorum: Nimet'in saçı gözümde büyük sükse yaptı, ayaküstü dedikodu faslı takdir topladı, Crescent'in çok güzel olduğuna bir kez daha şahit olundu, nasıl kibar ve narin ve papatya gibi zarif ve ince denildi, Kuğu Boynu aynen hayal edildiği gibiydi ve gerçekten de Kuğu Boyunlu denildi, nasıl gülen gözler böyle ışıl ışıl, Kaplumbağa'ya kolyesiyle şahane bir jest yapmıştı, ayakta alkışlandı:)

E böyle bir aktivite sonrasında evime gelen canım arkadaşımla yaptığım balkon sefası da kreması oldu leziz günün... Çaylar içtik, patates salatası, peynirli kek yedik, kola içtik, çocuklara güldük eğlendik, misdi misssss

Bu arada Maşuk bana son aylarda gördüğüm en güzel film olduğunu düşündüğüm bir eser seyrettirdi: Genesis, 1998 yapımı, 30 dk, Nacho Cerda. Maşuk'un dediğine göre Aftermath (ki bir başka şaheseri olarak kabul ediliyor) pek izlenesi değilmiş ancak bu Genesis beni dağıttı, duman etti. Israrla arayınız torrent'lerde:)

Bugün Kaplumbağa ilk ağlama krizini geçirdi. Ben zaten sabahın 7'sinde Aktris ile bir başka ağlama nöbeti yaşadığımdan çok gelmiş olacak ki attık kendimizi sokağa. Önce Maşuk'un Yeri'nde Pal Sokağı Çocuklarının Annesi ile (ki artık şahsına özel bir takma ad bulsam iyi olacak cancağızım bu pek uzun oluyor) sohbetli, gülüşlü, dertli ve neşeli, püfür püfür gölgelikli bir yemek yedik, pek iyi geldi (fakat farkettim de bu post genel olarak bir yeme içme etrafında dönüyor - tıpkı benim bünye gibi). Çok sevdiğim dergilerin Haziran ayı sayısı gelmiş, kapıldı, Yolda bir baharatlı bir de yeşil yaprak tazeliğinde apayrı iki koku alındı.

Amaaaan işte harala gürele...pek keyifli, hareketli, mutlu....

(bu arada kendime yeni bir template arıyorum, bulanların bana bildirmeleri rica olunur) Posted by Picasa

9 Yorum:

toprakveben dedi ki...

bak sımdı sende mı bobrek olayına gırdın arkadasım ama bu haksızlıkkk ben burda yanlız kalıyorum agzım acık senın balkon sefalarını krıstılın ıznık kacamaklarını okuyup duruyorum banane gendume bulacam brdan blog arkadaslar hatta yalvaracam blog kurun dıye -)))))))
neyse su fılmı bende ızleyeyım hatta bır sınema yapayım dıyorum oğlusumla beraber o kadar uzun zaman oldu kı sıınemaya gıtmeyelı
kendıne kaplusa ıyı bak bye

annelog dedi ki...

Ne güzel yapmışsınız Sardunya, çok kıskandım:) Kaplumbağa daha iyidir umarım. Çift kriz zor oluyor, ama toparlamışsınız, arkadaşlarla yemekler...
Template değişikliği pek iyi oluyor. Bir tek blogger ınkileri biliyorum ben maalesef:(

KUGUU dedi ki...

tesekkur Ederim Sardunyacgm ama eksik anlatmissin.
Peki ya Sardunya Hanimin canayakinligi, sanki daha dun gorusmustuk gibi sicak sevecen ve icten olusu, peki ya kaplumbagasinin o yabancilik hissetmeden gulucukler vermesi, annesine cekmis kocaman ve uzun kirpikli guzel gozleri...
Ne guzeldi.

CRESCENT dedi ki...

Beni onore etmişsin sardunya ,teşekkür ederim :) Yüzümde kocaman gülücüklerle okudum yazını.Akşam eve gidince bende düşündüm, bu sanki ilk buluşma değildi,sanki birbirimizi çok iyi tanıyorduk, çok samimi ve içten bir hava vardı ortamda.Kaplumbağa çok tatlıydı,hatta dün akşam tv'de popçu bir çocuk vardı,onu görünce "aaaa gözleri kaplumbağa'nın gözlerine benziyor,çok güzel" dedim :)))

Bir laf vardır "insan kendisi neyse ,karşısındakini de öyle görür" diye. O sizin kendi güzelliğiniz efendim :))

nimetpamuk dedi ki...

o dereotu o kadar nasıl büyüdü hemen ya;)
bu arada crescent in dediği gibi kendini yabana atma güzel insan:))

nimet
körler sağırlar birbirini ağırlar

Age35 dedi ki...

Bi Ankara lı ben eksikmişim orda ya!!

biyonikkedi dedi ki...

Dmek bi güzel kedi daha eksikmiş aranızda ;P
Bende körüm bende sağırım,hadi beni de ağırlayınnnn.

Sardunyam,ablamın uyuzluklarını yazdım sayfama,bidahaki gelişimde sende kalcem,yer döşeemi hazırla anacım,işte okkadderrr,artık sen izin verirsen giderim anamgile bi çay içmeye,yoksa kıçımı kırar otururum dizinin dibinde napiim ;P

Adsız dedi ki...

sevgili sardunya, bugun ilk defa misafir oldum senin blog'ina. yazilarini cok begenip, profile'ina bakinca bi sevindim, bi sevindim ki anlatamam..
ben de basak burcu'yum, ben de ankara'liyim - gerci su anda istanbul'da yasiyorum ama:(
ben de ot, cicek, bocek dogaya pek merakliyim...
sanki eski bir arkadasimla karsilasmis gibi hissettim kendimi..
istanbul'dan kocaman sevgilerimi yolluyorum sana ve guzel ailene..

sardunya dedi ki...

toprakveben: toparlayıver ahaliyi oralarda sen de:) ama en kısa yol, atla bir otobüse geliver haftasonu buralara:)
annelogum: Kaplumbağa daha iyiye gidiyor, krizler gerçekten de arkadaşsız atlatılmıyor, ben hala bulamadım bir template:((( yok ki yardım elini uzatan da:(((
Kuğuuu: Sensin güzeeel:)))) (evet deli deli!)
Crescent: gördün mü kızarmış yanaklarımı:))))
Nimet: Sen bir taşın üst kata, sarmaşık yaparım ben balkonuna burdan:)
Age 35: Valla bekleriz... gelince haber ver, üç kere tıkla:)
Biyonikim: Gel tabi kedicim. ne zaman istersen, hayatta da göndermem ablana:))) Anneciğini de al gel hatta, biz de merdiven yok:))) Yani kızları da iki koluna taktın mı hooop buraya ışınlarız sizi. Minder döşek hazır cancağızım, arasında taze nane otları bile koyarım ki başını koyunca mis koksun:)
anonim kardeş: teşekkür ederim. gelecek sefer adını da bırakır mısın:)