24.12.2007

son düşünceler

Azıcık açılayım dedim. Allahım bir gürültü patırtı. Sanki kafama birisi seni başkasına nakledeceğiz toplan dedi de onda da her işi son güne bırakma alışkanlığından dolayı bir son dakika telaşıyla oraya buraya çarpma, iki lafı bir araya getireyim derken beş lafı kaldırımdan, üç lafı market rafından toplama. Kafam taktı kafaya:

- Çocukluk insanoğlunun sahip olduğu olabileceği en büyük lüks sanırım. Yok öyle bir dönem daha. Üstelik nasıl bir lüks, nasıl bir rahatlık ve de en büyük özgürlüğünü yaşarken farkedemeyecek kadar gerizekalı olman ne büyük kayıp:))) Ciddi bir salaklık olur ya hani çocukken, ama sen buna saflık bile diyemeyecek kadar bilgisizsindir:) Öyle işte. Lop et gibidir çocukluk ama lop et halinden daha özgür olduğun bir dönem de olmaz hani. Belki de dedim içimden allah insana hayata başka türlü hazırlayamaz. yani hayatın başlangıcı öyle güzel bir dönem olmazsa 10-11 yaşında patır patır intihar eder insan. Önce gözün kör oluyor işte hayatın başında. Açıldığında da iş işten geçmiş oluyor. Bir yerlere çoktan kök salmış oluyorsun ve hatta kendin başka çocuklarla tutunmuş oluyorsun hayata. Sıkıysa çek git:) Bunlar sadece bir kısmı çocukluk- salaklık- hayat rüşveti hakkında düşündüklerimin.

- Bu kadar insan bayram öncesi istifleme doldular zaten alışveriş merkezlerine. Sonra bayram günü kimse olmaz diye iki dakika uğradık. Şaşırdım kaldım. O kadar adam alışverişmerkezindeyse kimler bayramlaştı? Hiç mi geleni gideni yok bu kadar insanın? Yalnız insan alışveriş merkezinden ne alır da avunur? Anlamadım ki.

- Bansk'yi keşfettim. Çok mutluyum. Çok.

- Dışarıda çalışmanın daha az yorucu olduğunu keşfedeli altüst oldu kafam:)

- Şimdi baktım da maddelere. Öyle pek de çok şey düşünmemişim ama bir düşünce de parmağımla oynaya oynaya kocaman yapmışım galiba delikleri.

-

5 Yorum:

tavsan dedi ki...

insan yazmayip biriktirdikce daha da zorlasiyor yazmak. dusunmussundur de yazarken kacisivermistir onlar basta da dedigin gibi her bir yana. bir de sen de benim gibi sabirsiz, geldigi gibi gitsinci bir yapidasin sanirim; hani yazarken uzun uzun dusunmek yerine gelen sozcuklerin onunu tikamadan yol vererek.
cocuklukta oyle bir farkedememe salakligi yok ki sadece, sonucta o zaman istedikleri karsisinda duran bir anne-baba var (ne sen simdi cocuklarin her dedigine he demiyosun herhalde:). belki tabii bizim yerimize baskasinin karar vermesini bir luks, bir ozguluk olarak sayabiliriz; insan bazen istemiyor degil hani:)

tavsan dedi ki...

ozguluk degil ozgurluk olacakti o.

Sardunya dedi ki...

Tavşan
O kadar özlüyorum ki yorumlarını:)
Aslında özgürlükten kastettiğim toplumda herkesin anne-babanın bile seni en çok hoşgördüğü dönemdesin ya ama bunun da farkında değilsin ya. ya da yedin azarı, tokadı, şiddetten payına ne düştüyse, beş dakika sonra dönüp arabanla oynarsın ya ya da şimdikinden daha hızla yönünü değiştirme gücün olur ya. O işte. Bilmem anlatabilemedim galiba yine ben ya:)

Sardunya dedi ki...

Tavşan
O kadar özlüyorum ki yorumlarını:)
Aslında özgürlükten kastettiğim toplumda herkesin anne-babanın bile seni en çok hoşgördüğü dönemdesin ya ama bunun da farkında değilsin ya. ya da yedin azarı, tokadı, şiddetten payına ne düştüyse, beş dakika sonra dönüp arabanla oynarsın ya ya da şimdikinden daha hızla yönünü değiştirme gücün olur ya. O işte. Bilmem anlatabilemedim galiba yine ben ya:)

REALITY dedi ki...

Yok yok anlatabiliyorsun Sardunya.
Bak ama,Sigmund noel baba giysisi
giymiş gizlice evleri dolaşıyormuş.
Hatta msn'leri bile çözmüş :)
Bu arada ailece iyi yıllar...