28.10.2008

Nihayet

Ne zamandır bekliyordum havanın kapanmasını. Herkes kendi içine dönünce, heryer ıssılaşıyor ya. Arka bahçemize bile kimse gelip gitmiyor. Tam da bu zamanlarda keyifleniyorum. Sanki en vefalı dostu ben oluyorum bahçenin mesela. Ya da bağ bahçe, börtü böcek rengarenk olunca herkes sever de çıplak ağaçlar bi beni bekler sanıyorum.

Yazın ya da baharda gözlerimize renk filtreleri takıp bakıyormuşuz gibi sağımıza solumuza. Zaten herşey kendi renginde cümbüşünde. Dedem de sever öyle doğayı, keyfi, neşeyi. Şimdi gri oldu ya gökyüzü, lambayı açmadığında loş oluyor ya salon öğle vakti bile, sanki koltukların rengi canlandı. Ne bileyim perdeler daha efil efil gibi. Arka fonu gri yapınca doğa hayatımın rengi geliyor benim. Kendi kendime oyalanıyorum işte.

Dip: Buradan da takip eden arkadaşlarım için çift nüsha gidiyorum. Fakat yorumlarınızı buraya bıraktığınızda cevap veremiyorum maluk kısıtlamalardan dolayı. Aslında siz en iyisi http://sardunya.wordpress.com dan takip edin;)

3 Yorum:

sufi dedi ki...

Canım Sardunya: gökkuşağı hayattan, beyaz siyah ve gri hayata geçiş benim de içimdeki tek renk kırmızıyı açığa çıkarıyor.Siyah beyaz fotoğraftaki kırmızı rujlu kadın gibi.ya da asfaltta yatan mahzun tek bir kırmızı gül gibi...Sevgilerimle.

yasemin dedi ki...

sahiden ya dedem de sever! benim havalarım, mevsimim geliyor diye evi boyattım, dip köşe temizlik (sayılmaz ama yaptım işte bi şeyler...) hazırım kışa. oh ya, parlak renkler solsun artık! -çok hoşuma gitti, dedem de sever. eskiden öyle derdik di mi :)

Sardunya dedi ki...

Sufi

Kırmızı renk ne acayip di mi? Bu ayrı bir yazı konusu olacak. Yakında.

Yasemin

eskiden mi?:) Biz hala diyoruz:))) Düşün ne kadar eskiyiz:)