9.07.2010

viva la muerte!

Amasra bir başka bahara kaldı.
Ama ben zaten hayatımın kupasını buldum.
Bir de içinde ayaklarımın çok rahat ettiği, külkedisinin şişman üvey kardeşinin cam ayakkabıdan pörtleyen ayağı gibi durmadığı bir çift ayakkabı da aldım.
Üstüne üstlük son yıllarda okuduğum en güzel kitaba da denk geldim. *

Sırada Şam’da kayısı…
* "16.türkiye'de yaşayıpta ne şekilde olursa olsun bulunduğu konumdan rahatsızlık duyan her kişinin okuması gereken,alev alatlı'nın "or'da kimse var mı?" serisinin ilk ve en etkileyici kitabı...türk toplumunun kronikleşmiş toplumsal sorunlarını dışarıdan veya fildişi kuleden değil de içeriden,samimi bir tahlil çabası...alev alatlı,kalemiyle beyni arasındaki bağın ne kadar kuvvetli olduğunu bize gösteriyor... bir kere okunup köşeye fırlatılacak bir roman değil,tekrar tekrar gözden geçirilmesi gereken,keşfedilmek için yazılmış bir yapıt..." (ekşi sözlük yorumu)

merak edenler için tık

9 Yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Sardunyam,
Keşfettin demek Alev Alatlı'nın "Orda Kimse Var mı?" serisini. Şimdi nasıl sevindim anlatamam bu kitap konusunda aynı fikirde olmamıza. Diğer 3 kitabı da okumanı hararetle öneririm. Bu kitapları nasıl keşfettiğime dair blogda bir yazı yazmıştım:
http://leylakdali.blogspot.com/2009/12/grip-trip-kitap-oksuruk-hapsuruk-cay.html
Sana Günay Rodoplu ile geçecek harika saatler diliyor, şu ayağını rahat ettiren ayakkabıyı aldığın mağazanın yerini bir an önce öğrenmek istiyorum. Öpüldün...

sardunya dedi ki...

Leylak Dalım

Ok Musti diye başlayan kitabının reklamını gördüm. Aaa bu da neymiş diye tanıtımını okudum. Ve de o anda dedim ki: Aradığım kitap bu.

Piştiiii diye şiddetle masaya vursun ya elindeki kağıdı. Bazı cümleleri okuyunca aynen o ferahlığı hissediyorum. Yalnızlık duygum azalıyor.

Senin bu kitabı okumuş olmana ne kadar sevindiğimi söylememe gerek var mı bilmem:) İlk sayfadaki cenaze töreni tasviri ve katılımcı listesini okur okumaz budur demiştim. Her tespiti dağa taşa duvara yazmak istiyorum.

Bir sonraki buluşmanın konusu belli oldu. Çok mutluyum.:)))

Kremali'nin annesi dedi ki...

Eh o zaman hosgeldin, sefalar getirdin Sardunya. Eger azicik taniyabildiysem seni, Orda Kimse Var mi sorusuna mihlanip kalacagini biliyordum zaten:)

PS: Ayakkabi alisverisine cikacaginiz zaman haber edin emi?

ezgi* dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ezgi* dedi ki...

Sardunya..
Bundan bi 10 sene önce evimizin
bahçesinde renk renk sardunyalar vardı. O yaprakların tuhaf kokusuna her zaman şaşırırdım, çokta güzel kokan bi çiçek değil sanki diye düşünürdüm :)
Ama çok vardı ve güzellerdi.
Şimdi evimizin bir bahçesi yok,sardunyalarda yok..
Blogunuzu takipteyim :)
Kupanızda oldukça güzel görünüyor.
Sevgiler

anne müdürü dedi ki...

kupan ne kadar güzelmiş.. benim var bir yerlerde bir vespa hayalim
50 yaşına da gelsem motorsiklet kullanmayı öğreneceğim ve bir vespa m olacak derim hep. önce babam sonra eşim izin vermedi şimdiye kadar motorsiklete:(
ufak bir tavsiye: amasra ya da mutlaka yazın ya da baharın gidin.. safranbolu'dan amasra ya geçecekseniz ahmet usta geçidi diye sakat bir yer var. biz kışın orada kaza yapmış, dağa çarpmıştık buzda kayıp. telefonlar da çekmediği ve kış olduğundan doğru dürüst araba da geçmediğinden saatlerce mahsur kalmıştık. filmlerdeki gibi...
ama mutlaka gidin: çeşm-i cihan da balık ve salata yiyin. kanuni gibi "lala, lala çeşm-i cihan bura mı ola?" dersiniz severseniz belki siz de?

sardunya dedi ki...

Ezgi
Hoşgeldin:) Zaten ya çok sevilir ya nefret edilir ya sardunya kokusundan;)

sardunya dedi ki...

Kremali'nin annesiii

yoksa sen burda mısınnnnnnnnnnnn

Sardunya dedi ki...

Anne müdürü,

Ailecek 2004'ten bu yana hayallerimizin kasabasıdır Amasra... Daha önce de gittik. Birkaç kez kaldık. Hatta ev aramışlığımız bile var göç edip gitmek için oraya. ben en çok yağmurlu havalarda seviyorum oraları. güneş açınca o büyülü yr alelade bir sahil kasabasına dönüyor gibi geliyor:)))

Bir gün vespamız olacak:))) Her anneye bir vespa kampanyası olsa ya:)