15.09.2010

Yazasım mı varmış ne?

Bloglines kapanıyor 1 ekim'de. Sebep? RSS teknolojisinin yeni paylaşım yöntemlerinin yanında (facebook, twitter vs.) hantal kalması. Teknolojinini son on, on beş yıldaki hızıkadar beni ürküten birşey yok. Gerçekten donup kalıyorum bu değişim hızını düşününce. Ve itiraf ediyorum, ben mayalara, güneşde meydana gelecek patlamalardan dolayı manyetik alanların zarar göreceğine (bu bilgi yanlış olabilir), çok ama çok yakın bir zamanda gps teknolojisi ile internetin geri dönülmez bir şekilde zarar görüp çökerek falan insanlığı ana britannica dönemlerine geri göndereceğine inananlardanım. Hatta bayramda babama "en sevdiğin fotoğrafların bir çıktısını al" diye tavsiyede bulunmuşluğum dahi var. (Aslında bu paragrafı bloglines gibi sağ kolum olan bir aracın kapanışına ne kadar üzüldüğümü ve google reader'a beni mahkum etmeyecek başka bir rss okuyucu var mı diye merak ettiğimi söylemek için yazmıştım. keşke kısa cümleler kurabilsem bir de)


Dün Aktris yine tek başına dolmuşla dersaneye gitti. Sanırsın tay tay durup ilk adımını attı. Ben de içimden havai fişek falan patlatım kutlama yaptım. Sonra telefon açıp "ya anne ben kuaföre mi gitsem kendime bir menü mü ısmarlasam" dediği anda neredeyse büyük dilimi yuttum. Bir de akşam buraya baktı. "Artık benim hakkımda yazmıyorsun" dedi. "Amabilemiyorum hangisi özeline girer hangisi girmez, saygısızlık etmek istemem" gibi modern çağın kof annesi sözlerinden birini sarf ettim. "Bırak yaa! Yok özel mözel" dedi. Öyle bakmışım.
Bir de bu kedi var. Kesik kuyruk. Bana yıllar sonra yeniden bir hayvan besleme dürtüsü kazandırdı. Dürtü çünkü kontrol edemiyorum. Dün parkta oturuyordum bir ara. Önümden geçen köpeğe de sevgiyle baktım. Nescafe gibiydi oysa ki benim için evcil hayvan besleme tutkusu. İnsanlık tarihinden silinse yokluğunu hissetmeyeceğim birşey. Ama şimdi neredeyse damacanayla içiyorum kahve ve de tüm hayvanları eve getirip bakasım var. Çocuklara bahsettim bundan akşam. Ne besleyelim diye. Aktris "Fil" dedi, Kaplumbağa'ya sordum, "Dinazor" dedi. Konu böylece kapanmış oldu. İşime de geldi ama bu kesik kuyruğu unutamıyorum.


Bir başka ilk. Dün gece Kaplumbağa ilk defa ben ona kitap okurken uyuyakaldı. İlk defa kitap okumadım. O ilk defa uyudu ben kitap okurken ona. Çünkü gündüz uykusunu kaldırdılar artık kreşte. Çünkü anasınıfı moduna geçti. Sonuç: 9'da devrilen bir çocuk. Sonucun sonucu: şaşkınlıktan saat bire kadar falan elle tutulur birşey yapamayan ve vaktini boş boş geçiren bir sardunya.

Yazasım mı varmış ne?

Üşengeç sardunya notu: Meripoint:) Ayçiçeklerinin çekirdekleri yeterince olgunlaşınca ve ağırlaşınca sırtlarını güneşe dönüyorlar. Ben de tarla tarla küs ayçiçekleri görünce çok şaşırmıştım. Meğer işleri bitmiş:))) Ne kadar ekmek o kadar köfte:)

9 Yorum:

keLebek dedi ki...

benim annem ben çocukken hayvanlardan inanılmaz derecede korkardı ki teyzemlerin kuşu kafesinden kaçıp sırtının üstünden uçtu diye korkusundan bir müddet kendine gelememişliği var..sonra ben geçtiğimiz sene 5 ay kadar evde yoktum, eve yavru aynı bu bebek gibi bir kedi girmiş aylarca bakmış ona artık son günlerde konuşur olmuşlardı kediyle annem..mır mır..akabinde kedicik doğaya bıraktı kendini.şimdi annem nerde kedi köpek görse eve getirmek istiyor. Ve köpek almak istiyorum diyor.
bu da böyle bir anımdır.
benim de yorum yazasım varmış
sevgiler :)

Tanya's dedi ki...

Bu yazıya bayıldım.

Aktris özel mözel yok dediyse yaz gitsin..

Ahahaha ben fil göndereyim burdan dino zor biraz ama..

Leylak Dalı dedi ki...

bloglines ne dimek? bizi ilgilendiren tarafı ne? CAHİL LEYLAK AÇIKLAMA DİLER:))

İLKAY dedi ki...

Seviyorum seni...

Hani bunu yorumdan sayma ama öyle işte.

Sardunya dedi ki...

Kelebek

Sanırım her annenin hormonal olarak doğumöncesi haline tam olarak geri dönüşü yani bir nevi kimyasal reaksiyonlarını resetlemesi 4-5 yıl sürüyor şeklindeki duyumum doğru:))) Hayır, baktım evcil hayvan falan olmadı çocuk doğuracağım. O derece yani.

Tanya,

Valla kendi kaşındı Aktrisin. Ben dökmem mi bildiklerimi artık:))) Uzun zaman olmuştu böyle yazmayalı uzunnnn uzunnnn.

Leylak Dalı,

Bloglines benim takip ettiğim blogları okumak için kullandığım bir web sitesi. Oraya abone olduğum blogların adresini girdim. Topluca duruyor. Hangisi güncellendiyse haber veriyor. Okuyorum ordan. Böylece tek tek adres girmek zorunda kalmıyorum. Ama o da hikaye oluyor artık işte.

İlkay:))))
Karşılıklı.

Chilek dedi ki...

Hem yazıya hemde kediciğe bayıldım:))

heidi dedi ki...

Çok sevdiğim kedilerim, doğum sonrası düzelmeyen hormonlarım... İyi geldi bu yazı.

Sardunya dedi ki...

Heidi

Benim geçen ay erken kaybedenleri okuduğumu, metaforla saadet olmaz'ın hep başucumda durduğunu, bırak yolun gözümü dağlamasını zaman zaman yol kaldırım yaya araç herşeyin dağladığını ve de ben büyümeden bile heidi olduğumu sandığımı söylesem:))) Sanırım uzak bir akrabanı buldun sen:)) İyi ki. Ben de seni buldum:) Mahir'e ritmik duygularımı gönderiyorum. Bol uyku versin diye.

Sardunya dedi ki...

Çilek

Hoşgeldiniz:))))