3.08.2006

bugünlerde

*Mahrem bitti. Şaştım kaldım. Kelimeler bir oya gibi nasıl işlenebilir, kimi yerlerinde derin derin nefes almak istedim. Bazen de dalıp gittiğim, görmeden geçtiğim yerlere geri dönüp büyülenerek okudum. Tanımlamalara nasıl bu kadar hükmedilebilir, gözlerimi kapatınca tüm karakterleri en inc ayrıntısına kadar canlandırabilmemin benim hayalgücümle bir alakası olduğunu sanmıyorum. Şimdi bundan sonra ne okunur bilemedim, Sait Faik'e gideyim dedim.
* Evet, çok hoş kombinasyonlar görebiliyorum bazen pullu, nakışlı vitrinlerde. Ama bu ülkede düz tişörte hasret kadınlar da var, ben düz renkli tişörtler almak için erkek reyonlarını geziyorum artık. Ya da bir allahın kulu topuksuz, hani o eskilerdeki gibi, üstü pulsuz, cıngıl cıngıl olmayan bir espadril üretmez mi? Bazen çok özenirim böyle şıkır şıkır, topuklular, allı pullular vs. sonuç= topuklu ayakkabım hiç yok ve ben hala dümdüz biz espadril bulamadım. Sadelik ne zaman moda olacak çok merak ediyorum.
* Kafayı kolajlara taktım yine. Börtü böcek, dal yaprak, ciklet ambalajı, fesleğen yaprağı falan ne bulursam taratıp kolajlar yapayım diyorum. zira şunlara bayıldım. Ama ben utanarak söylüyorum, iğneden ipliği zor geçiririm. Bakalım bunu hayata geçirebilecek miyim:))
*Çemberimde Gül Oya derinden sarsıyor beni her sabah. Yeniden açtırdı bana televizyonu. Baktım iyi not da almış şurda. Merak ediyordum, ikinci bölümüne denk geldim. Takıldım kaldım. Şimdi her sabah 10'da ekoseli eteklerimi giyip eski mahallelerde nefes alıyorum. Bazen nefesim boğazıma düğümleniyor, bakakalıyorum.
*Vintage'im bayılıyor ya K.İskender'e. Onu okudukça aklıma birinci sınıf geliyor okulda. İkizler Burcu Hikayeleri'ne vurulmuştum okur okumaz. Sonra Şehsuvar'la evlendim. (O zamanlar Avrupa Yakası falan yoktu, dolayısıyla Şehsuvar adının tınısı çok farklıydı.)

12 Yorum:

duygu dedi ki...

Elif Şafak'ın Araf'ını okuyorum bugünlerde.Ben de aynı şeyleri düşünüyorum,elimde bir kalem sevdiğim,hayret ettiğim ,bu iki zıt kelime bir cümlenin içinde nasıl güzel olmuş dediğim cümlelerin altını çize çize okuyorum.Bitecek diye de çok üzülüyorum.Bu kitaptan sonra Elif Şafak'a devam sanırsam...Hiç bir kitap aynı tadı veremez gibi geliyor.;)

pino dedi ki...

sardunyacım, uzun zamandır gelememiştim ziyaretine..
ben şu sıralar maymun iştahlılığım nedeniyle 3-4 kitabı aynı anda okumaya çalışıp hepsi yarım yamalak, konular birbirine girmiş bir şekilde devam ediyorum..
bu arada sadelik moda falan olmaz artık:) ben bazen özeniyorum o şıkıdım şıkıdım giyinen kadınlara:) ama dediğin gibi kot-tshirt kombinasyonuna devam:)
öpüyorumm..sevgilerrr

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

e. şafak ın baba ve piç adlı kitabını bitirdim yeni ama konu fena olmasa da yazımını amatörce buldum. aynı şekilde kardeşim de okuyamadı bıraktı. belki mahrem güzeldir, bir de onu deneyeceğim. byy

Asortik Krep dedi ki...

Sardunya, yazını dün okurken üstümde bol pullu ama bir o kadar spor bir atlet vardı..Altımda da kot ve tahta altlı terliklerden :))Şimdi keşke beni görseydi amma gülerdik diye geçirdim durdum ..Benim genel iş kıyafetim zaten kot ama üstüne olabildiğince hoş şeyler giymeye çalışıyorum..Çünkü seviyorum..Yine de seninle alışverişe çıkıp sade şeyler bulabiliriz gibime de geliyor..Yani birlikte gidersek sen sadeleri alırsın ben süslüleri :))
Bu arada hoşuna gidebilecek bir blog buldum..crebro.net..benim linklerde var !

sardunya dedi ki...

Duygucuğum, ben tad garantisi olsund iye Sait Faik'e başladım:) Ama hala Mahrem'in etkisindeyim.
Pinom, hoşgeldin sefa geldin. nerelerdeydin:) Ben artık söz verdim kendime. Tek tek okuyacağım. Hayır zaten koşuşturmacalı gündelik hayatta kafam karışık,sonra çorba oluyor kafa beyin:) Ben dün bir mağazada döpüyes ve topuklu ayakkabı giymiş, saçları fönlü sonderece zarif bir bayan gördüm. Baktım kaldım. O anda ben ayağımda sandalet, kot,tişört, rastgele toplanmış saçlarla ayrı bir gezegendeydim:)
Kraliçem, ben okumadım Baba ve Piç'i ancak okuyanlar Mahrem'in farklı olduğunu söylüyor. Umarım beğenirsin.
Asortikim Krepim, boşuna değil ASortikliğin senin:) allı pulluyu yakıştıranlara gıpta ederim hep. Nedense senin de çok hoş bir tarzın var diye düşünüyorum hiç görmemiş olsam da:) Gidelim valla alışverişe:) Crebro'yu ekledim bloglines'a hemen:) bayıldım yaptıklarına. zor mu acaba polimer kil falan:)

destek lutfen dedi ki...

ESEBASI BOSANMIS,ARKADASLAR ONU ESKI ESINE KARSI SEVGIMIZI GOSTERELIM OLMAZMI.

burcu-mutfak camı dedi ki...

Sardunya, Mahrem'i okudum ve büyüsüne kapıldım. Arkadaşım tavsiye etmişti ve kitabı da ondan ödünç almıştım. Bir tane de kendime alayım ve sindire sindire tekrar okuyayım diyorum.
Çemberimde Gül Oya'yı uzun süre izledim yayınlandığı dönemde, sonra bir kaç bölümü sıktı, devamını getirmedim.Son bölümlerine baktım tekrar.Bazı yerlerini beğenmesem de genelde çok beğendiğim bir diziydi.

sardunya dedi ki...

Sevgili Burcu, kesinlikle kütüphanede bulunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum Mahrem'in ben de. Valla ben daha ilk bölümlerini seyrediyorum, belki ilerde sıkılırım ama şimdilik iyi gidiyor. Sevgiler

CRESCENT dedi ki...

Sadelik her zaman için güzeldir ama arada şıkır şıkır şeylerde insanın ruhuna iyi geliyormuş,sonradan farkedenlerdenim, bence sen de dene...:)))

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

Şöyle bir bakiiim neler yazmiş diyorum, sonra kendimi taaaa eskilere dönüp son kaldığım yere kadar tüm satırları okurken buluyorum. Pınar
Not: Kaplumbağa'nın iyi haberlerine çok sevindim.

sardunya dedi ki...

Crescent'cim, valla çok özeniyorum ara sıra. giriyorum mağazalara, deniyorum falan. cık olmadı diyip çıkıyorum. henüz olanını görmedim yani:)
Pınarcığım, sen de olmasan var ya....:) Yani bir insana bu kadar mı zarif iltifat edilir yahu.

Küçük Evin Mutfağı dedi ki...

:-)))