16.02.2009

Değişiklik

Bugün kalktım. Aktrisin kahvaltısını hazırladım. Yedirdim, içirdim. Converse'leri çıkart, kar var, botlarını giy diye kavga ettim. Barıştım. Öptüm yolladım. 

Bilgisayara oturdum. Eski fotoğraf arşivinde kayboldum. Defdef'in annesi sobelemişti 4'üncü klasörün 4. resmi diye. Buldum. Picasa ile yolladım. Taslaklara attım. Laptopa geçtim. Baktım. Çıkmamış foto. Tam düzelteyim derken Kaplumbağa uyandı. 

Gittim yanına. Sevdim. Öptüm. Kokladım. Üst baş giydirdim. Bir daha öptüm kokladım. Maşuk uyandı. Onu da sevdim. Sonra giydirdim mont bere şapka Kaplumbağaya. Dışarda kartopu oynadılar biraz. Arabanın üzerindeki karları temizlediler. Pencereden onları izledim. Salon da havalanmış oldu kar havasıyla. 

Arada bir yerde daha önceki yazıyı yazdım. 

Arkalarından el salladım. Çamaşırları serdim. Yenilerini attım makinaya. Odaları derledim topladım. Maillere baktım. Kalktım. Bir portakal soydum kendime. Yarım kalan filmimi izledim. Portakal yedim iki tane daha. Sonra ekmek arası birşeyler yedim üstüne. Film bitti. Kitap buldum filmle ilgili. Göz attım tuvalette. 

Banyoya girmişken dolapları boşalttım. Çekmecelerini düzelttim banyonun.Ne kadar abidik ve de gubidik krem varsa attım. Tüm banyoyu pırıl pırıl yaptım. itunes'a baktım. Yeni şarkılar yükledim ipoda.  Arkadaşımla konuştum. Belki gelirim dedim. Sonra baktım geç kalmışım. Tertemiz banyoda banyo yapamadan hazırladım. Çıktım. 

Kar yağıyordu. Kulaklarımı taktım. Okula gittim. Yarı yolda şarkılar bitti. Meğer tam yükleyememişim. Evden çıkarkan aşağıdaki dükkanın kiracılarının gizlice taşındığını gördüm. Maşuk'a haber verdim. Okula gittiğimde daha hazır değildi Kaplumbağa. 

Geldi. Kucağıma aldım. Uyumak üzereydi. Tiyatrodan gelmişlerdi. Taksi çağırdım. Adam küfretmesin diye iki kuruşluk yol gittiğim için habire özür diledim. Eve geldim. Kaplumbağayı unuttum. Sabah attığım çamaşırları serdim. Kurufasulyeyi ocağa koydum. Çorbayı da. 

Tam bilgisayara oturacaktım. Eve girerken oraya buraya attığımız mont ve kar botlarını gördüm. Onları toparladım. 

Bilgisayara oturdum. Bu yazıyı yazdım. Sırf günlük gibi günlük olsun diye. Hiç de adetim değildir ya. Neyse. 

7 Yorum:

defneyleyasamak dedi ki...

Bazen yazdıklarına ekleyecek bir kelime bulamıyorum. Hakikaten sırıtıyorum...

Tanya's dedi ki...

Sen birgün de bize gelsene..şöyle sıcak bir kahvenin yanına tarçınlı kurabiyeye ama..

mermaid dedi ki...

benden sana mini bir teşekkür, defterini açtıklarından biri olduğum için.
cevap yaz diye değil, bil diye.

bloguma bak. stop.

sevgiler çok çok.

yasemin dedi ki...

günlüğü sevdim :)

Elif dedi ki...

bu da lazım, harbiden günlük değil dakikalık olmuş:)
Olsun ben benimkne ek 2. gün yaşadım gibi oldum, hoşuma gitti...

SENABERA dedi ki...

İnanamadım, aynı sabah kızlarla aynı kavgayı yapmışız... Ama biz küs ayrıldık, akşam barıştık...:((

sardunya dedi ki...

Defnenin anacığı

Hürmetler:)


Tanya

Sanki ben bir geleceğim pir geleceğim gibi. Umut dünyası işte:)


Denizkızı

Birtanesin.

Yasemin
Çok sevdim ama düzenli olarak tutmak gerekiyor böyle olunca. O da gerilim yaratır mı bilemedim. Deneyeceğim ama.

Elif
Karbon kopya olmasın da :) Tat vermez o zaman herhalde. Tat mı tad mı bilemedim. Öğrenmeye de üşendim.

Senabera
Evden küs çıkanı dövüyorum:) Kimse küs ayrılamıyor:) Tavsiye ederim.