23.02.2009

Joker



Dün gece bir önceki iki yazıyı yazıp yapıştırdıktan sonra tiroid meselesine kafam takıldı. Oturdum sabah 4'e kadar hashimoto/haşimato hastalığımı hatmettim. Listeler hazırladım. Sırada kan tahlillerim ve yeni bulduğum doktora gitmek var. Ama öncesinde yine de ufaktan bir araştırma yapacağım doktor hakkında. 

Sabah 4'te yatınca 6 buçuk gibi uyanmak kolay olmadı. 7 buçuk gibi de Kaplumbağa uyandı. Okula gitme konusunda gözlerimde bir kararsızlık belirtisi aradı ama göremeyince gideyim bari dedi. Ama evden çıkmadan önceki 15 dakika içinde yağda yumurta yeme ve dişlerini fırçalatma azmini gösterdi:) Ben de çıktım onlarla. Elimde de çuha çiçekleri. Arkadaşıma. 

Okula bıraktım Kaplumbağayı. Geçerken pastaneden iki üç çörek aldım. Arkadaşıma çiçek servisi yaptım. O da bana sabah çayı servisi. Tutmayın beni diyerek yine yola çıktım. Bu sabah Yasemin Mori dinledim. Gecekonduların arasından kestirme bir yol buldum. Kimse geçmiyordu. Fotoğraf çektim. Markete uğradım. Kasaba uğradım. Yufkacıya selam verdim. Muhtarlığın orda parkta yürüyüş yapanlar arasında komşumu gördüm. Yoluma devam ettim. Yolda Aktrisin Sardunyayı okumasının yazdıklarımı nasıl kısıtladığını düşündüm. Çözüm bulamadım. Eve geldim.... 

Bugün çok güzel. 

Fotolar: 
1- Bu sabah/ Gecekondulara giden yolda. 
2- Dün/ Çocuklar doğumgünü pastalarını elle yediler. Çocuk dediğim de taze ergen  hepsi. Biri hariç:) 

Günün dip notu: Arka arkaya özellikle geceleri yazı yazmayı seviyorum. Hele bir de onlar rss reader'larda son yazılan allı pullu yazıların arkasına gizleniyorlar ve sadece izini takip edenlere kendilerini gösteriyorlar ya... sırf o mutluluğu hissetmek için bazen böyle bir hileye başvuruyorum. 

Günün şarkısı: Uyarı! Zıplamadan dinlemek ruh sağlığınıza zarar verebilir. 

7 Yorum:

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Çok iyi geldi:))) Teşekkürler şarkı için... Küçük cimcime de sevdi. Ritim tutarak sallanıyor şu an:)

cakiltasi dedi ki...

merhaba sardunya,
haşimato triodi yazdığın için yorum bırakayım dedim. ben 2000 yılından beri haşimato triodiyim. ilk çıktığında olur mu öyle şey niye hep ilaç kullanmak zorunda olayım ki dedim. hiç düzenli kullanmadım ilacımı. kutum bittiğinde de almadım. o sırada da ameliyat olmak durumunda kaldım başka bir sebepten dolayı. ameliyatımı hemen yapamadılar. çünkü ben ilaçlarımı düzenli kullanmadığım için t3-t4 lerimin düzene girmesini beklediler. sonra da sıkı sıkı tembihlediler. mutlaka doktoruna görün ilaçlarını kulan. sonra ben doktorumu değiştirdim.sonra gene bıraktım ilacımı. sonra gene değiştirdim gene bıraktım derken. artık 5 yıldır aynı doktora gidiyorum ve düzenli olarak ilacımı kullanıyorum. bu süre içerisinde en sevdiğim iki arkadaşıma da haşimato triodi teşhisi konuldu. diyeceğim çok büyütülecek bir hastalık değil ama mutlaka kontrollerine gitmen ve ilacını kullanman gerekiyor. ben de bu hastalık kansızlık da yapıyor ne yazık ki.en önemlisi de doktoruna güvenmen.

ece arar dedi ki...

ben de hep yolda joker bulurum. saklarım onları:)

ozgur turan dedi ki...

ben en son cemrede kalmıştım, ne o öyle tiroid falan? Çok yaygın duyurorum bu ara 1. tiroid 2. migren. grip gibi yaygın. geçmiş olsun ama tam olarak nasıl birşey anlamadım ben bu tiroid şeklini.

sardunya dedi ki...

Nilsu'nun annesi

Ritm tutmadan yürümek de imkansız biliyor musun sokakta?:))) Öptüm bile yanaklarından güzel isimlinin.

Çakıltaşı

Hoşgeldin. Bana teşhis konalı 3 yılı geçti. Ama maalesef bugüne kadar gittiğim çeşitli doktorların hiçbiri yeterli ve doğru bilgilendirme yapmayarak hastalık belirtilerimin azalmasına maalesef hiçbir katkıda bulunamadılar. Bir sohbet sırasında arkadaşımdan öğrendim mesela iyotsuz tuz tüketmem gerektiğini, kullandığım ilacın kemik erimesi yaptığını, diğer yan etkileri vs.

Ben hep düzenli kullandım ilacımı. Ama sen de bilirsin ki etkileri hayatımı bayağı altüst ediyor bu hastalığın. Başlı başına yorgunluk hissi bile yetiyor:))) Galiba buldum bu sefer düzgün bir doktor. Bakalım. Teşekkür ederim önerilerin için.

Ece

Komple deseyi fırlatmışlardı yola. Aradım buldum jokeri. Aslında kupa kızıydı ilk gözüme çarpan. İkinci kez geçişte ters dönmüştü. Çevirmeye üşendim. :)

Özgür
Tiroid bezimi yabancı zannedip vücudum antikor üreterek beze saldırıyor, bir nevi içten patlamalı sardunya da diyebiliriz:))) Ben nedense Çernobilden şüpheleniyorum. Tamamen cahillikle ama. Çünkü 99 sonrası çok yaygınlaştı diye biliyorum. Kaplumbağanın doğumundan sonra bende ortaya çıktı. Dün de bir arkadaşım büyük üzüntü sonrası ortaya çıkar dedi. Du bi gidelim de "gerçek" doktora, daha neler duyacağım.

cakiltasi dedi ki...

sardunyacım, haşimato trioidi psikolojik olarak da vücudun ortaya çıkardığı bir hastalık olabilirmiş. yani üzüntü sıkıntı gibi. ben istanbul da yaşıyorum ama doktorum ank'da her 6 ayda bir ona gidiyorum. umarım güvenebileceğin bir doktor bulursun. kemik erimesi kısmına
çok takılma. bir de bu hastalıkta doz çok önemli belki sana verilen doz kafi gelmiyordur. bir de o yorgunluk hissi kansızlık nedeniyle de olabilen bir şey.

www.tiroit.com'dan bir bilgiyi ekliyorum.

Levotiroksin tedavisinin kemik yoğunluğu üzerine etkisi var mı?

Birçok hasta levotroksin tedavisinin kemik yoğunluğunu çok etkilediğini ve bu nedenle ilacı bırakmak istediğini söylemektedir. Bunun nedeni de bazı hekimlerin levotiroksin tedavisinin kesinlikle kemik erimesine neden olacağını söylemelerinden kaynaklanmaktadır. Halbuki bunun gerçekle ilgisi yoktur. Levotiroksin tedavisi ile kemik erimesi arasındaki ilişki yapılan birçok araştırma ile gösterilmeye çalışılmıştır. Önceleri yapılan çalışmalarda fazla miktarda tiroksin alan hastalarda kemik yoğunluğunun azaldığı gösterilmişse de daha sonra yapılan birçok çalışmada bu bulgu teyit edilmemiştir. Diğer yandan doktor kontrolü altında uygulanan ve uygun dozlarda kullanılan levotiroksin tedavisinin böyle bir sonuca neden olması mümkün değildir.

PrimaRima dedi ki...

Ergenlik yıllarında neden pasta elle yenme isteği uyandırır acaba?o kadar çok elle yemişliğim vardır ki araştırmak lazım bunu aslında:)