23.02.2009

An-ne

Yazmadığım günlerde: 

-Ucuz havlu ararken perde buldum, perdeler için koşturdum, bir dostum ve komşum seferber oldu. Yeni perdelerimin selamı var. 

- Evde 9 çocuk ve 6 anne ağırladım. Eskiden kalma hukuğumun olduğu, eski nesil anneler.  Takıntısız annelerle hayat hakkında konuşmak limonlu çay tadındaymış. İyileştirici etkili. 

-Doğumgününe gittim. 

-Babamın doğumgününü unuttum. 

-Mizah dergisi arşivime şahane çözüm buldum. En sevdiklerimi kesip evin orasına burasına yapıştırdım. Herhangi bir yerde, herhangi bir anda gülümseme olasılığımı artırdım. Hoşuma gitti. 

- Yazdıklarımın çoğunun bir anlamı yok çünkü şu anda haşimoto'ma takık durumdayım. İyotlu tuz, lahana, brokoli falan yememem lazımmış. Keşke bana bunu söyleseydi  gittiğim çeşit çeşit doktordan biri. Tiroid yetmezliği, guatr ve haşimotonun ayrı ayrı şeyler olduğundan tutup daha bin türü ayrıntıya takılıp kaldım. Kendimi ele alıyorum. 

- Hayat herkes için ayrı ayrı akıyor ya... Aktris gözüne kalem çekmek istiyor. Kaplumbağa hani müzikle dans eden oyuncak kutu kola vardı ya... onun gibi kıvrılarak mutluluk dansı yapıyor. Maşukla da yalnızlık konusunda kaldık en son. Annesi ölünce geliyor gerçek yalnızlık dedi. "Hani herkes yalnızdır da ben sendeki yalnızlığın ne kadarını alıyorum?" sorum mutfakta hala havada asılı duruyor. Yarın ev ahalisi dağılınca soruyu kapı önüne koyacağım. 

4 Yorum:

Beken-Ali Candaş dedi ki...

Sardunyacığım,
Herkes yaşı kaç olursa olsun annesi ölene kadar çocuktur. Annesi ölünce artık kimsenin çocuğu değildir. Anne = hayat dersek anne olmayınca yalnızlık mı başlar acaba?

Sardunya dedi ki...

Ne desem boş olur. Ya da dışardan martaval okumak olur hani.

gülçin dedi ki...

şu tiroidlerine takmışsın ya, aynısı genetik mirasla bende de var. prof dr. metin özata desem sana? istanbul'da, kalamış'ta muayanhanesi var ve tiroid üzerine de aydınlatıcı bir kitabı.
sevgiler.

tavsan dedi ki...

Sardunyam, ben de troid konusunda cokca arastirma yapmistim. Sorun varsa sor yanitlayayim. Benim doktorum Ibni Sina'dan Prof. Ali Riza Uysal'di. Kendisi cok dikkatli ve konuya titiz yaklasan bir insan ama biraz fazla titiz. Bir de Ibni Sina universite hastanesi oldugu icin bazen elini verince kolunu kaptirma durumu yasanabiliyor. Yine de aklinda olsun;)