29.01.2010

Okeye dördüncü

İçimde o kadar çok cümle doğuyor ki birkaç gündür başı sonu birbirine karışmış. Arka arkaya dizemeyeceğim kadar balık istifi içimdeler. Farklı farklı sesler okuyor onları. Dışarıdan kimse duymuyor. Kakafoniden ben de başımı alamıyorum. Azıcık azalsalar, biraz da sussalar mesela... hemen kurgu derslerine başlayacağım. Başını sonunu işaretleyip araları dokuyacağım. Ama durup durup hepsi birden geldi. Hem yanıma hem dile. Hem gözlerimi alamıyorum hem de gürültüden kafamı kaldıramıyorum. Kendi evrenimde doğal bir seleksiyon bekliyorum. Güçlü olanları yanıma alacağım, fırtınalarıma dayanamayanları ise beynimin arka odasındaki geri dönüşüm kutusuna. Orda "Ben"den uzaklaşsınlar diye. Tüm varlıklarını evrene devretsinler diye. Bambaşka insanlarda yeniden doğsunlar diye.

Tüm bu terminal trafiği önce başdönmesi yapıyordu. Geçti. Şimdi bulanıyorum. Ve bu bulantıyı sadece okuduğum güzel cümlelerin lezzeti bastırıyor. Peynir ekmek gibi mesela afilli filintalar. Ya da "Kendine ait bir oda".

Bugün mesela Virginia Woolf, Sylvia Plath ve Katherine Mansfield okeye dönelim diyorum.

 
ve 
 

2 Yorum:

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

eyvahh bu okeyde dördüncü olmak ,, ben sonucu merak ederim, kim atacak okeyi..

defneyleyasamak dedi ki...

sardunyaya söyle, 4yü ararken bana denizimi geri versin. bayan woolf gidene kadar seni saklarım ben...